12
Elçi Erdiren Röportajı
1-Kısaca kendinizden bahsedermisiniz?
1962 yılında İzmir’de doğdum, ilkokul ve liseyi TED Ankara Koleji ve İst.Kadıköy
Maarif Kolejinde, Yüksek Öğrenimimi Deniz Harp Okulu ve Anadolu Üniv.İktisat
Fak.’de tamamladım

2- Sanatla ilgilenmeye ne zaman başladınız ?
Daha 7 – 8 yaşlarında iken dedem ünlü asker ressamlarımızdan Şükrü Erdiren’in
atölyesinde onu seyrederek, gölge, ışık, perspektif, proporsiyon kullanımlarını
gözlemleyerek ve zaman zaman bana yol göstererek, ayrıca şaseye tuval gererek,
kendisinin fırça ve paletini temizleyerek başladım. Kendisi ile Şile’nin o zamanlar eşsiz
güzelliğini, denizini, yeşilini resmetmek için fazlası ile dış mekanda yani arazide beraber
çalıştık. Daha ilkokul yıllarında kendisinin de teşviki ile çeşitli yarışmalara iştirak ettim,
bunlardan en önemlisi 1972 yılında daha 10 yaşımda iken Belçika’da düzenlenen ‘’wij’’
yarışmasında kazandığım dünya üçüncülüğü ve bronz madalyadır.

3-Genel olarak sanata ve özel olarak da resme yöneliminiz nasıl oldu ?
Dedem ünlü asker ressamlarımızdan Şükrü Erdiren’in atölyesinde onu seyrederek ve
kendisinin teşviki ile olmuştur.

4-Hangi sanatçılardan etkilendiniz ?
Öncelikle dedem Şükrü Erdiren’den tabii. Daha ilkokul yıllarımda dedem ile birlikte
kendisinin de ressam olmasından ve sanat çevreleri tarafından sanat gücünün kabul
görmesi nedeni ile çok fazla resim sergisi dolaşma fırsatım oldu. Beni en fazla etkileyen
Hikmet Onat, Nüzhet İslimyeli, Eşref Üren, Nazlı Ecevit gibi bu işin duayenlerinin
eserleri ve sergileridir. Kendilerinden fazlası ile feyz aldığımı söyleyebilirim.

5-Tekniğinizden biraz söz edermisiniz ?
Zaman zaman klasik izlenimci bir uslup üzerine çalışssamda son zamanlarda soyut
eserler de üretmekteyim, Soyut kavramı aslında bana biraz uzak olsa da, benim
anladığım soyutçuluk renklerin bütünlüğü ve birlikte dans etmeleridir, tabii ki şekil
bütünlüğü, simetri ve özellikle de işin matematiğine çok önem veriyorum, bu anlamda
biraz fazla detaycı bir tarzım var. Genelde yağlıboya zaman zaman da karışık teknik
kullanmaktayım.

6- Resimlerinizde biçim,kavram,malzeme ve teknik gibi tercihleriniz varmı?
Varsa neler ve ne için bunları seçiyorsunuz ?
Şekil bütünlüğü, simetri ve özellikle de işin matematiğine çok önem veriyorum, bu
anlamda biraz fazla detaycı bir tarzım var. Genelde yağlıboya zaman zaman da karışık
teknik kullanmaktayım.

7- Çalışmalarınızda hangi kaynaklardan beslenirsiniz ?
Kafamda zaten tasarlamış olduğum onlarca kompozisyon var, aslında şunu yapacağım
diye yola çıkıyorum, fakat özellikle soyut bir kompozisyonu bitirdiğimde ortaya
planladığınızdan farklı bir iş çıkıyor, çünkü o anda beynim, eseri kalbimin ve iç
dünyamın beni götürmek istediği yöne doğru sürüklüyor, sonuçta ortaya güzel bir iş
çıkıyor diye düşünüyorum.

8-Deyim sanat galerisi hakkında samimi düşünceleriniz?
Deyim sanat Galerisi sahibi Can bey benim eski dostumdur, kendisinin bir sanat
aşığı olduğunu ve bu işi başlangıcından beri nasıl profesyonelce tasarladığını ve en
ince ayrıntısına kadar detaylandırdığını o zamanlardaki sohbetlerimizden iyi bilirim,
şimdi de bu düşüncelerini hayata geçirdiğini ve başarılı bir yol izlediğini görmek
bana büyük keyif veriyor, her zaman sanat ve sanatçının yanında yer alan ve cesur
atılımlar yapan Can bey ve yarattığı Deyim Sanat Galerisi bugün nasıl adından iftiharla
bahsettiriyorsa gelecekte de yapacağı başarılı projeler ile sanat hayatında var oluşunu
devam ettirecektir.